Çene Cerrahisi

Çene Cerrahisi
Haziran 3rd, 2013 | Genel | No comments

Çene Cerrahisi

Çene Cerrahisi Nedir ?

Ağız, diş ve çene bölgelerindeki yumuşak ve sert dokulardaki hastalıkları, yaralanmaları, gelişimsel rahatsızlıkları tanımlayan, bunlar sonucunda oluşmuş fonksiyon ve estetik bozuklukların medikal ve cerrahi tedavisini gerçekleştiren çalışma alanıdır (bilimdir)

Ağız, Diş Çene gerçekleştirilen bazı işlemler şunlardır :

• Apikal Rezeksiyon
• Çenelerdeki Kistlerin Tedavileri
• Dental Apselerin Tedavileri
• Yirmi Yaş Dişi Çekimi
• Gömülü Dişlerin Çekimi
• Normal ve Komplikasyonlu Diş Çekimi
• Protez Öncesi Cerrahi Uygulamalar

Çene Kisti Nedir ?

Çene kisti içi sıvı ile dolu ve etrafı kapsülle çevrili patolojik doku olarak yapabiliriz. Çene kistleri herhangi bir ağrı sızı gibi belirtileri olmadığından çekilen diş röntgenleri ile tesbit edilebilir.

Çene kistleri oluşum olarak dişler beslendiği için alt diş yapısı içinde olgunlaşmaya başlar. üst çene de oluşması alt çene ye göre çok daha azdır. Çene kistleri büyüdüklerinde oldukları yerde çok ciddi soruna neden olurlar. Bu durumdan hemen kurtulunması greklidir.

Çene Kistlerinin Oluşumu
Kistler, embriyolojik gelişim sürecinde dokular içine yerleşen hücre artıklarından gelişebildikleri gibi, enfekte kök kanalından gelişen irritasyon sonucu kök ucu bölgesinde meydana gelen patolojik değişiklikler ile veya kök ucunda kistik lezyonu bulunan dişlerin çekimi sonrası çene kemiğiiçinde bu lezyonun kalması sonucunda da gelişebilir.

Çene Kisti tedavisi ;
Kist ameliyatlarında temel ilke tüm kistin çeperi ile birlikte çıkarılmasıdır.
Kist lezyonu ile ilişkili olmayan komşu diş kökleri korunmalı ve kist içerisinde bulunan dişlerin apikal rezeksiyon yöntemi ağız içerisinde kalması sağlanmalıdır.

Bazı kist tiplerinde kistin kendi oluşturduğu başınçla ittiği ve gömük kalan dişlerin sürmesinin (çıkmasını) sağlamak amacıyla kist içerisine diren yerleştirilir. Bu diren her hafta değiştirilerek kist içindeki başıncın azaltılmasını, kist çevresinde yeni kemik oluşumunu ve gömük kalan dişlerin sürmesini sağlar. Kist tedavisinin fonksiyonel veya estetik sorunlara yol açmaması gereklidir.

Bu nedenle büyük kist boşluklarının uygun kemik greftleri (kemik tozu) ve membranlar(bariyer) ile rekonstrüksiyonu gereklidir.

Çene Kisti ameliyatı sonrası ;
Kistin büyüklüğüne göre ameliyat 30 dk ile 2 saat arasında geçer.
Ameliyat sonrası 3- 5 gün içerisinde hasta normal hayatına geri döner.
Ameliyat sonrası antibiyotik ağrı kesici ve gargara verilir.

APİKAL REZEKSİYON

Dişlerin kök uçlarında gelişen enfeksiyonların giderilmesi için, iltihaplı kök ucu ve iltihabın yayıldığı çevre dokuların temizlenmesi için kanal tedavisi yapılamayan durumlarda uygulanan bir operasyondur.

Her Kök Ucunda İltihap Olan Diş Çekilmeli Mi ?

HAYIR, dişlerin kök uçlarında oluşan kistler eğer başlangıç aşamasında iseler diş çekimine gerek kalmadan tedavileri yapılabilmektedir. Bu tip dişlere öncelikle kanal tedavisi uygulanmakta, daha sonra da lokal anestezi altında kök ucuna yapılan cerrahi müdahale (apikal rezeksiyon) ile problem ortadan kaldırılarak dişin uzun süre ağızda kalması sağlanmaktadır.
Apikal Rezeksiyon Operasyonunun Yapıldığı Durumlar:

• Diş kökünün yapısal veya şekilsel bozukluğu nedeniyle kanal tedavisi`nin tam yapılamaması,
• Diş üzerinde çıkarılamayan bir restorasyonun varlığı nedeniyle kanal tedavisi yapılamaması,
• Kanal Tedavisi sırasında alet kırıldıysa, kırılan aletin mutlaka çıkarılması gerekiyorsa, aleti çıkarmak amacıyla,
• Yapılmış kanal tedavisine rağmen hastanın ağrısının devam ettiği durumlarda,
• Diş kökünde kist oluşan vakalarda,
• Diş kökünün kemik içerisindeki 1/3 uç kısmının kırılması durumlarında.
YİRMİ YAŞ DİŞLERİ

Yirmi Yaş Dişi Nedir ?

Yirmi yaş dişleri diş dizisinin en arkasında yer alan, üçüncü büyük azı dişleridir. Genellikle yirmili yaşlarda süren bu dişler çoğu zaman çenedeki yer darlığı, sürme pozisyonundaki sapma veya ilgili bölgedeki kemik yoğunluğu gibi sebeplerle kısmen sürmekte veya çene kemiği içinde gömülü durumda kalmaktadır.

Her Yirmi Yaş Dişi Çekilmeli Midir?

HAYIR, ağızda tamamen sürmüş durumda olan yirmi yaş dişleri rahatça temizlenebilir durumda ve üzerlerinde herhangi bir derin çürük yok ise çekilmelerine gerek yoktur. Ancak diş ipi veya diş fırçası ile rahatça temizlenemeyen, üzerlerinde tedavi edilemeyecek durumda çürüğü olanlar ve yanağa veya dile doğru sürüp kişinin istemsiz olarak yanağını, dilini ısırmasına yol açar durumda olan yirmi yaş dişlerinin çekilmeleri gerekmektedir.

Her Gömülü Yirmi Yaş Dişi Çekilmeli Midir ?

HAYIR, ancak kısmen sürmüş olan yirmi yaş dişleri rahatça temizlenemedikleri için kolayca çürüyebilmekte, ağızda kötü kokuya sebep olmaktadırlar. Tamamen kemik içinde kalıp süremeyen yirmi yaş dişleri ise hemen yanlarında bulunan ikinci büyük azı dişinin köklerine yaslanarak o dişe zamanla zarar verebilmekte veya kimi zaman etraflarında kist oluşturabilmektedirler. Bu tip dişlerin enfekte olup ağrıya ve abseye yol açanlarının hemen çekilmeleri gerekirken, herhangi bir sıkıntıya sebep olmuyorsa doktorunuz tarafından kontrol altında tutulmalı ve gerek görülürse çekilmelidirler.

Her Yirmi Yaş Dişi Ön Dişlerde Çapraşıklığa Neden Olur Mu?

HAYIR, yirmi yaş dişleri olmayan kişilerde de çapraşıklık görülmektedir. Çünkü tüm dişlerimizin öne doğru hareket etme eğilimi vardır. Kesici dişler arasındaki temas bozukluklarında çapraşıklık söz konusu olur. Bunu düzeltmek için tedavi planlanmış ve tüm dişlerin geriye hareket ettirilmesi söz konusu ise yirmi yaş dişleri çekilmelidir.

Gömülü Yirmi Yaş Dişleri Neden Problem Yaratır ?

Gömülü 20 yaş dişlerinin problem olmasının nedeni genetik olarak bu dişe ihtiyaç kalmaması ve gittikçe çenelerimizin küçülmesidir. Çenelerimiz küçüldükçe 20 yaş dişleri kendine yer bulmak için zorlanmakta ve dolayısıyla diğer dişler gibi çıkamamaktadır. Kendine yer bulamayan 20 yaş dişleri öndeki dişi ittirerek baskı yapmakta ve bu da çoğunlukla çapraşıklığa neden olmaktadır. Ayrıca çok geride olmaları ve etraflarındaki diş etinin normal anatomik yapıda olmamaları nedeniyle kolayca iltihaplanabilmektedirler.

Gömülü Yirmi Yaş Dişlerinin Çeşitleri Nelerdir ?

Tam gömülü 20 yaş dişleri; Genellikle sorun yaratmazlar. Fakat röntgen ile takip edilmeleri gerekir. Tam gömülü olmalarına rağmen öndeki dişin köklerine baskı yapabilirler.

Kısmen çıkmış 20 yaş dişleri; En çok sorun çıkaranlardır. Tam çıkamadıkları için öndeki dişe baskı yaparak çıkmaya çalışırlar. Üzerlerindeki diş eti parçası ( kapşon ) , zamanla arasına yemek artıklarının kaçması ve bakteri üremesi nedeniyle iltihaplanır. Dişin etrafındaki diş etinin iltihaplanması sonucunda ; ağrı, şişlik, abse oluşur. Çürük için uygun ortam oluştururlar.

Tamamen çıkmış 20 yaş dişleri; Genellikle sorun çıkarmazlar fakat çok geride oldukları için fırçalanmaları zordur. Bu nedenle ağız bakımı çok iyi olmayan hastalarda koruyucu bir önlem olarak çekilmeleri tavsiye edilir.


20 Yaş Dişi İltihabı veya Absesinin Belirtileri

• Ağrı ( Kendiliğinden veya üzerine basınca )
• Şişlik ( Ağız içerisinde veya yüzde )
• Kızarıklık
• Çene altındaki lenf bezlerinin şişmesi
• Yutkunma zorluğu
• Ağzın kapatılamaması veya kapatınca 20.yaş dişi üzerindeki diş etinin ısırılması , baskı olması.


20 Yaş dişlerinin zararları ;

• Öndeki dişe baskı yaparak çapraşıklığa neden olabilir
• Öndeki dişte çürüğe neden olabilir.
• İltihap için uygun bir ortam yarattığından zaman zaman ağrı ve şişliğe neden olabilir.
• Mevcut iltihap , vucudun zayıf bir anında kana karışıp ; kalp , böbrek , beyin , eklemler gibi hayati organlara yerleşebilir ve hayati tehlike yaratabilir.
20 Yaş Dişi İltihabının Tedavisi ;

• Öncelikle antibiyotik tedavisi ile akut durumdaki iltihabın kronikleştirilmesi gerekir. ( Burada bulunan iltihap antibiyotik kullanımı ile sadece kronikleşmektedir. Tamamen temizlenememektedir. Bu nedenle antibiyotik kullanımı sonrasında şikayetlerin geçmesine aldanarak dişin çekilmesinden vazgeçilmemelidir. )

• Daha sonra cerrahi bir işlemle bu dişler çekilmelidir.

Sürmemiş Dişler Her Zaman Çekilmeli Mi ?

HAYIR, Çene cerrahisinin ortak çalıştığı ana bilim dallarından bir tanesi de ortodonti (eğri dişlerin düzeltilmesi)dir. Gömülü kalmış yani sürememiş dişlere cerrahi olarak müdahale yapılarak, bir telle bağlanıp olması gereken yere zaman içinde sürdürülmektedir.


DİŞ ÇEKİMİ

Modern Diş hekimliğinin ana amacı, diş kayıplarının önüne geçmektir. Günümüz Diş Hekimleri, doğal dişleri ağızda tutmak için ellerinden gelen çabayı göstermektedirler. Çünkü; tek bir dişin kaybı bile genel diş sağlığı ve görünümde olumsuz değişikliklere neden olmaktadır.

Tüm bu çabalara karşın :

• Tedavi edilemeyecek veya restorasyon yapılamayacak büyüklükte diş çürüklerinde,
• İleri Periodontal (Dişeti) rahatsızlıklarında,
• Diş köklerinde tedavi edilemeyen enfeksiyon ve apselerde,
• Ortodontik tedavi amacıyla,
• Malpoze (aşırı önde veya arkada bulunarak diş sırasında yer almayan) dişlerin,
• Onarılamayacak kadar kırılmış diş ve diş köklerinin,
• Gömülü dişlerin çekimleri yapılmaktadır

PROTEZ ÖNCESİ CERRAHİ UYGULAMALAR

Sağlıklı, iyi protez kullanabilmek için; Proteze destek olacak sert ve yumuşak dokuların da sağlıklı olması gerekmektedir. Bu nedenle Protez kullanmaya başlamadan önce bazı cerrahi operasyonlar gerekebilir.

Protez Öncesi cerrahi uygulamaların başlıcaları şunlardır:

• Özellikle dişeti rahatsızlığı olan kişilerde yapılan diş çekimleri sonrasında, kemikte sivri çıkıntılar kalmaktadır. Bu çıkıntılar, protez yapıldıktan sonra “Protez Vuruğu” dediğimiz acılara neden olacağından düzeltilmelidir.

• Bazı kişilerin üst damaklarının ortasında, yada alt küçük azı dişlerin dile bakan yüzeylerindeki çene kemiğinde kemik çıkıntıları olabilir. Bu çıkıntılar doğumsaldır. Yani sonradan oluşmuş değildir. Bireye özgüdür. Takılıp çıkartılan Hareketli Bölümlü veya Tam Protez kullananlarda protez vuruklarına neden olabileceği gibi, kullanılan protezin sık sık kırılmasında da neden olabilirler. Eğer varsa, “Torus” adı verilen bu çıkıntıların proteze başlanmadan önce düzeltilmeleri gerekir.

• Uzun zamandır kullanılan, artık ağız dokularıyla uyumunu kaybetmiş, eski protezi bulunan kişilerde, eski proteze bağlı olarak dişetlerinde yer yer büyümeler ve oynak yumuşak dokular gelişmiş olabilir. Bu dokular yeni protezin tutuculuğunu zayıflatacak ve protez vuruklarına neden olacaktır. Ayrıca uzun dönem süren protez irritasyonu sonucunda ağız kanserlerine kadar uzanabilen ciddi tablolar yaratabileceklerinden alınmaları gerekmektedir.

• Özellikle genç yaşlarından beri Hareketli Protez kullanan hastalarda, protezi tutan çene kemikler eriyerek silikleşmiştir. Yeni yapılacak protezin tutunmasını sağlamak amacıyla Çene Cerrahları tarafından “Vestibüloplasti” denilen bir işlemle proteze destek olacak kemiğin biraz belirginleştirilmesi sağlanabilir.


CERRAHİ OPERASYON SONRASI ÖNERİLER

Ağız-Diş Çene Cerrahisi Operasyonu geçirmiş hastalara öneriler:

• 2 saat hiçbir şey yemeyiniz.
• 12 saat sigara içmeyiniz.
• Sıcak, kanamayı arttırır. 24 saat sıcak ve sert gıdalardan kaçınınız, mümkün olduğunca yumuşak gıdalarla besleniniz.
• Ödemin (şişliğin) daha az olması için, 24 saat operasyon bölgesine dışarıdan soğuk (buz) uygulayınız.
• Operasyon sonrası doktorunuzun önerdiği antibiyotik, ağrı kesici ve antiseptik gargaraları size önerilen saatlerde ve miktarlarda almaya özen gösterin.
• Ağız bakımınıza dikkat etmelisiniz. Operasyondan sonraki gün dişlerinizi fırçalamaya başlayabilirsiniz.
• Aşırı kanama, aşırı şişlik, ciddi ağrı (ağrı kesiciye yanıt vermeyen) ve ateş oluşması halinde hemen doktorunuzu arayınız.